Arrival (Geliş)

Arrival filmine, çok değer verdiğim bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine gittim. Sonrasında iyi ki de gitmişim dedim. Açıkçası film konusunda biraz önyargılıydım ve spoiler vermeden neden başta önyargılı olduğumu ve filmin bence neden başarılı bir yapım olduğunu blogumda açıklamak istedim.

Öncelikle filmin fragmanının çok yanıltıcı olduğunu düşünüyorum ama açıkçası bunun suçunu fragmanı hazırlayanlarda bulmak çok güç. Fragmanı izlediğinizde aklınızda şunlar kalıyor. Sıradan bir hayat sürerken birden sıra dışı bir işe kalkışıp dünyayı kurtaran güzel yüzlü kadın Amy Adams. Bilimkurgu mu yoksa drama mı olduğu anlaşılamayan (nedense ikisi birlikte olamazmış gibi), tek kişi ile oldu bittiye gelmiş bir film izlenimini uyandırıyor insanda. Ben de öyle düşündüm ama yanıldığımı filmin sonunda anladım. Dikkat ederseniz sonunda anladım diyorum çünkü film size sonunda anladığınızı sandığınız her şeyi çöpe attırıyor. Sizi şaşırtıyor. Kimi zaman gözünüzün önünde olanı görmediğiniz gerçeği ile yüzleşiyorsunuz.

Film aslında bir uyarlama. 1998 yılında Ted Chiang’ın “Story of Your Life” (Hayatının Hikâyesi) isimli kısa hikâyesinden uyarlanmış. Aslında filmin ismi de bu şekildeymiş fakat filmi test etmek amacıyla izleyen ilk seyirci grubu filmin adını beğenmemiş ve bu nedenle değiştirmeye karar vermişler. Genelde kitaplardan uyarlanan filmler, uyarlandıkları eserler kadar başarılı bulunmazlar ama Ted Chiang’ın kendisi filmi çok beğenmiş ve bilimkurgu uyarlamalarının bu denli yerinde yapılmış olmasını “mucizevi” olarak tanımlamış. Hikâyeyi henüz okumadım fakat yazarının böyle düşünüyor olması sevindirici.

Film salt bir bilimkurgu filmi değil; bunun bilincinde olarak yaklaşmak gerekiyor. Bir bilimkurgu filminden beklediğiniz drama seviyesi eğer el ele verip bir takım yaratıklardan kaçarken kıyıda köşede öpüşen çiftin içinde olduğu dramatik durum seviyesi kadarsa beklentilerinizi gözden geçirmelisiniz. Bu drama yönü bilimkurguya ağır basan bir film, bana göre. Gerçek hayata yakın olasılıklardan ilerlemeye çalışan, fazla uçmayan bir film. Ne tam olarak drama ne de tam bilimkurgu; ikisinin, dramaya biraz yakın olan bir yerde buluşmuş hali. Gördüğüm kadarıyla olumsuz eleştirilerin çoğu ya filmin olağan dışı kısımlarını mantık taramasından geçirip hayal kırıklığı yaşayan drama severlerden, ya da dramadan sıkılan aksiyon tutkunu seyircilerden geliyor.

Filmin en çok sevdiğim yönü ise dil ile ilgili bir bilim dalını yüceltiyor olması. Yani gerçekten içinde bilimkurgu geçip baş rolünün bilim adamı olduğu kaç film sayabilirsiniz? Peki ya dil bilimci olduğu kaç film? Bu açıdan göğsümün kabardığını ve objektif olamadığımı belirtmem gerek. Bir ara sinemada “Yes we can!” diye bağırmak istedim tüm dil bilimcileri adına.

Denis Villeneuve

Filmin yönetmeni ile tanışın: Denis Villeneuve

Yönetmene gelecek olursak, Denis Villeneuve, takip ettiğim, filmlerinin çoğunu izlediğim oldukça başarılı bulduğum yönetmenlerden biri. Hatırlatmak gerekirse daha önceki filmleri arasında Incendies, Prisoners, Sicario yer alıyor. Filmin sıra dışı güzellikteki müziklerini ise besteci Jóhann Jóhannsson üstlenmiş ve daha önce yönetmen ile Sicario ve Prisoners filmlerinin müzikleri için de birlikte çalışmış. Eğer filmi izlediyseniz aklınızda kalan ürkütücü sesi tahmin edebiliyorum. Sadece bu nedenle bile müziklerin başarılı olduğunu söylemek yanlış olmaz. Son olarak yönetmenin filmi çekerken seyircide bırakmak istediği izlenim için söylediklerini sizlerle paylaşmak istiyorum: “Bir çocukmuşsunuz gibi düşünün. Yağmurlu, berbat bir Salı sabahı okul otobüsünden dışarı, bulutlara bakarak hayal kuran bir çocuk.” Tam olarak böyle mi hissettik emin değilim ama filmin gri tonlarının insanı fırtınalı bir havaya soktuğu kesin.

Neyin hatırına izlenir?

Filmi izlerken içine düşeceğiniz gizem; “ha çözüldü, çözülecek, ay çözüldü mü ne” diye sizi sayıklatacak, heyecanınızı taze tutmayı başaran ve sonunda tüm parçalarının eksiksiz birleştiği bir bulmaca

Ne beklemeyin?

Salt bilimkurgu ya da salt drama beklemeyin

10 üzerinden puanım 8.

Advertisements
This entry was posted in . Bookmark the permalink.